Çekip Gitmek

Sevgili Dostlar,

Bu hafta da yine sıkça kullandığımız bir sözden yola çıkarak geliştirmek istedim sohbetimizi.

“En doğrusu çekip gideceksin kardeşim”

Çekip gitmek her türlü kalıbın içinde sıkça sözünü ettiğimiz bir özlemdir hepimiz için. Kimi zaman içinde bulunduğumuz ortamın bize dar gelmesi sonucu, kimi zaman içinde bulunduğumuz sohbetin bayıltacak derecede sıkıcı hale gelmesi, kimi zaman içinde yaşadığımız mahallenin çocukluk düşlerimizdeki gibi olmaması, kimi zaman da ülkenin düşlediğimiz şekilde yönetilememesinden duyduğumuz keder bize bu sözü söyletir. Bu bir anlamda mutluluğa kaçış eylemini temsil eder.

Bu sözü söyleyip de uygulayan kişi oranı bireysel deneyimlerime dayanarak söylüyorum yüzde beşi geçmez. Bunların da umdukları mutluluğa kavuşma oranı yine kişisel görüşümle yüzde iki civarındadır.

Yani çekip gitmek bir işe yaramamıştır. Hayal gücümüz bize oyun oynamıştır. İçinde bulunduğumuz yukarıda belirttiğim ortamlardan birinde can sıkıntımız o kadar üst düzeye çıkmıştır ki bu ortamın dışındaki tüm ortamların bundan çok daha iyi olacağı sonucuna varmışızdır. Bu duygusal durumda hayal gücümüz çekip gideceğimiz yeri öyle süsler, öyle süsler ki oraya gitmek şart olur.

Bulunduğumuz ortamdan çıktığımız zaman bile bu yüksek hayal gücüne sahip içsel çocuğumuz kolumuzdan çekiştirmeye devam edecek ve hayalini kurduğu yere bizi götürmeye çabalayacaktır. Bu noktada içsel yetişkinimizin devreye girerek kurulan hayalin ve içinde bulunduğumuz ortamı terk edememe sebeplerimizin gerçeklik payını araştırması ona göre karar vermesi gerekir.

Öncelikle gidilmesi hayal edilen yer daha önceden gitmiş olduğumuz hatta bir zaman yaşamış olduğumuz bir yer bile olsa hafızamızdaki şartlarının aynı olup olmadığı kontrol edilmelidir. İkinci önemli nokta içinde bulunduğumuz ortam bir toplantı ortamı veya bir ülke yaşamı da olsa mutlaka orada bulunmamızın sebepleri vardır, bizi orada bulunmaya zorlayan şartlar vardır bu sebep veya şartların bugün veya bu anda hala geçerli olup olmadıkları iyice ve doğru bir mantıkla irdelenmelidir. Aksi takdirde bu çekip gidişle ya bir kök bağımızı zedeleyerek, doğduğumuz büyüdüğümüz ve aile bireylerinin çoğunlukla yaşamakta olduğu bölgeyi terk ederek aile bireylerinden uzakta kalırız. Ya da ekonomik konumumuzu zayıflatarak, ticari anlamda güçlü olduğumuz bölgeden uzaklaşarak veya toplantıyı terk etmekle iş yerindeki pozisyonumuzu zedeleriz. Her iki şekilde de edineceğimiz yeni konumla içsel çocuğumuzu daha da üzeriz.

“Çekip gidelim ama nereye” sorusu bu sohbetin en can alıcı sorusu olacaktır. Cevabın bir kısmını zaten açıkladım. Eğer şartları doğru değerlendirdiğimize, içsel ebeveynimizin etki altında kalmaksızın sağduyu ile karar verdiğine inanıyorsak istediğimiz her yere gidebiliriz.

Yok, eğer kararımızdan bir şüphemiz varsa veya gideceğimizin yerin veya bırakacağımız yerin şartlarında dengesel uyumsuzluklar varsa en doğrusu içimizde yaratacağımız cennete gitmek ve fiziksel anlamda yer değiştirmemektir. İçimizdeki cennet sözünün pek çoğunuza hayali geldiğini biliyorum ama inanın ki hepimizde var bu cennet, olmayanlar da kolaylıkla kurabilirler.

Bugüne kadar sizi gerçekten mutlu etmiş olan yerlerin, sohbetlerin ve kişilerin hatıranızda film şeritleri vardır çoğu da mutluluk arşivinizde bulunmaktadır. Bunun dışında gitmek istediğiniz orada yaşamanın size mutluluk vereceğine inandığınız yerler, ortamlar da vardır oralara ait bilgi ve görüntüleri de yine hafızanızın proje arşivinde bulabilirsiniz. Gelelim cenneti oluşturmaya J Bulunduğunuz fiziksel ortamdan en çok sıkıldığınız anda o ortamdan zihinsel olarak kopun. Hangi arşivden istiyorsanız bir mekân belirleyin ve hayalinize çağırın. Bir anda kendinizi o ortamda bulacaksınız kendi cennetinizin içinde mutlu bir şekilde.

Denemenizi özellikle öneriyorum. Ben ortaokul ve lise çağlarında aşırı disiplinli bir okulda yatılı okurken bu cennetten çok yararlandım. Yıllar sonra askerde de kullandım yine faydasını gördüm. Bu gün bile çok sıkıldığım ama fiziksel olarak terk etmemin imkânsız olduğu toplantıları zihinsel olarak terk edip cennetime gidiyorum. Siz de deneyin bir zaman sonra göreceksiniz ki bu cenneti oluşturmak toparlanıp bir maceraya çekip gitmek kadar zor bir eylem değil.

Hepinizin geniş bol ışıklı bir iç cenneti bulmanızı diliyorum.

En içten sevgilerimle

Haluk Gültekin

Yaşam ve İlişkiler Koçu

www.halukgultekin.com

instagram: m.halukgultekin