Fanatiklik

Sevgili Dostlar,

Bu haftaki sohbet konumuz da giderek artan ve toplumumuzu içten kemirdiğine inandığım bir olgu “Fanatizm”.

Bildiğiniz gibi fanatizm bir kişi veya bir kuruma duyulmakta olan sevginin yükselerek takıntılı bir hale gelmesi ve o kişi veya kurum üzerinde yoğunlaşmasıdır. Tarifin içinde sevgi sözcüğü olduğu için ilk bakışta sempatik görünse bile tahrip gücü son derece yüksek bir tehlikedir. Çoğu zaman karşıtını da kendisi yaratır. En kolay oluşma alanları spor ve siyasettir. Bir ülke halkını bölmek kamplara ayırmak istiyorsanız en doğru yol fanatizmden geçer. Yoğun taraftar kitleleri olan spor kulüplerinin başına ekonomik gücü yüksek kendine olan güveni abartılı ve pervasızca konuşabilen başkanlar geçirebilirseniz hareket kendiliğinden gelişecektir. Biraz daha hızlandırmak ve keskinleştirmek isterseniz basından yardım alabilirsiniz. Basın bu kulüplerin karşılaşmalarından en az bir hafta öncesinden başlayarak tansiyonu öyle bir yükseltir ki fanatikleştirilmiş taraftarlar karşılaşmaya giderken yanlarına döner bıçakları bile alır. Dikkat ederseniz çok uzun yıllardan beri ezeli rekabeti sportmen bir anlayışla hafif şaka ve takılmalarla yürüten bu ezeli rakip takımların taraftarlarına son on yıldan beri şaka bile yapılamaz hale geldi, saldırılar silahlı boyuta kadar ulaştı. Yer yer fanatizm holiganlık boyutlarını aştı, bu kişiler her ne kadar tribünlerde haykırarak kırıp dökerek öfkelerini boşalttıklarını söylüyorlarsa da hal böyle değil maalesef bu agresif davranışlar boşalmak yerine giderek kalıplaşıyor bu kişilerde.

Aynı olguyu siyasette uygulamak daha bile kolaydır her gün birbirine pervasızca haykıran parti liderleri arkalarında her fırsatta birbirine saldıran taraftar grupları oluşturmakta hiç de zorlanmazlar. Amacım daha derine gitmek değil sadece fanatizmin bir toplumu nasıl kutuplaştırabildiğini anlatmak istedim.

Bir ülkeye fanatizmi yerleştirmek istiyorsanız ihtiyacınız olan en önemli faktör cahil, umutsuz,başarısız ve dolayısıyla kendine güvenini tamamen yitirmiş bir toplum. Sanırım ülkemizde bu durum yeterince gerçekleşti.

Peki, sistem nasıl işliyor? Gayet basit cahil olan kişi sadece duyduklarına inanıyor gerçekleri araştırma olanağı da yok, arzusu da yok çevresi onu kişi veya kurum hakkında nasıl yönlendirirse o yönde ilerliyor.

Umutsuz olan kişi kendisine bir hedef, bir beklenti yaratmak zorunda olmasına rağmen yaşamakta olduğu sosyal ve ekonomik ortam bu beklentiyi, bu hedefi oluşturmasına imkân tanımıyor. Ona bu imkânı sadece taraftarı olduğu spor kulübü veya siyasi partinin başarı ve yükseliş beklentisi verebiliyor.

Hepimiz kazandığımız başarılarla gurur duymak, bu başarıların kutlamalarını kabul etmek isteriz. Kişinin yaşamında böyle bir başarı duygusu oluşmamışsa, daha da kötüsü oluşma ihtimali de yoksa yine spor kulübünün veya siyasi partinin başarısını üstleniyor. Bunun en net örneğini her yıl şampiyon olan spor kulübünün taraftar olmaktan öte o şampiyonluğa hiçbir katkısı olmamış taraftarının kendisini kutlayanlara bakışındaki o muzaffer parıltıda görebilirsiniz.

Bütün bunları topladığımızda görüyoruz ki yaşayamadığı olumlu duygulardan uzak kalarak öz güvenini neredeyse tamamen kaybetmiş olan kişi bu olumlu duyguları kendisine veren spor kulübü veya siyasi parti sayesinde öz güvenini kazanmakta, toplum içinde yeniden kendini önemli bir birey olarak görmeye başlamaktadır.

İşte bu sebepleri doğru okuduğumuzda da anlıyoruz ki o spor kulübünün veya o siyasi partinin o kişi için anlamı çok farklı. Tabi ki oluşturamadığı umudu, başarıyı, öz güveni sağlayan, toplum içinde kendisine bir yer edinmesini sağladığını düşündüğü bu spor kulübüne veya bu siyasi partiye bağlılığı canı pahasına seviyesinde olacaktır ve onların uğradıkları kayıpların yıkıntısı o kişi için hayati boyutta olmaktadır

Sizlere en önemli tavsiyem konuştuğunuz kişinin bir fanatik olduğunu anladığınızda onun savunduğu spor kulübüne, siyasi partiye veya bunları temsil eden kişilere can bağıyla bağlı olduğunu unutmayalım ve onlar hakkında eleştiri yapmaktan kaçınalım zira bir fanatik asla eleştiri kabul etmez.

Hepinize tüm yaşamınız boyunca fanatiklerden uzak, sevdiğini aklıyla sevebilen kişilerle karşılaşmayı diliyorum.

En içten sevgilerimle

Haluk Gültekin

Yaşam ve İlişkiler Koçu

www.halukgultekin.com

instagram: m.halukgultekin